Dolar 16,1920
Euro 17,4658
Altın 965,28
BİST 2.438,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Açık
İstanbul
27°C
Açık
Cts 28°C
Paz 27°C
Pts 26°C
Sal 25°C
























































Ritim bozukluklarında kalıcı tedavi sağlanabiliyor

Toplumda yüzde 20-30 sıklıkla görülen ritim bozuklukları her yaş grubundaki kişileri etkileyen oldukça yaygın bir durum. Bu sorunun hastada …

Ritim bozukluklarında kalıcı tedavi sağlanabiliyor
01.06.2021
A+
A-

Toplumda yüzde 20-30 sıklıkla görülen ritim bozuklukları her yaş grubundaki kişileri etkileyen oldukça yaygın bir durum. Bu sorunun hastada genellikle kalp çarpıntılarıyla kendini gösterdiğini anlatan Doç. Dr. Tolga Aksu, yaşanan bu durumun hastanın günlük yaşamını ciddi etkileyen bir durum haline gelebildiğini anlattı. Bazı ritim bozukluklarının hastada hayati risk yaratabileceğini de hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tolga Aksu, “Daha basit nedenle ortaya çıkan ritim bozukluğu da hayati risk taşıyan da hastada benzer belirtiler gösterebiliyor. Her iki durumda da sadece çarpıntı hissi yaşanıyor. Bu nedenle altta yatan nedenin zamanında tespit edilmesi son derece önem taşıyor dolayısıyla biz hastalara, çarpıntı hissiniz hayatını etkiliyorsa mutlaka bir kardiyoloğa başvurması gerektiğini anlatıyoruz” diye konuştu.

“Her çarpıntı ritim bozukluğu değildir”

Bu noktada ritim bozukluğu ile çarpıntının ayırt edilmesinin önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Tolga Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çarpıntı hissinin hepsi ritim bozukluğundan kaynaklanmaz. Günlük yaşamda karşılaşılan birçok durum kalp hızının artmasına neden olabilir. Örneğin âşık olmak bile kalp hızının yükselmesine neden olabilen bir çarpıntı örneğidir. Sonuçta bunlar vücudun vermesi gereken fizyolojik bir yanıttır. Ritim bozukluğu değildir” diye konuştu. Doç. Dr. Aksu ancak ortada hiçbir sebep yokken ortaya çıkan çarpıntının ritim bozukluğu belirtisi olabileceğine dikkat çekti.

“Yaşlılarda ritim bozukluğuna dikkat” 

Ritim bozukluğunun her yaşta görülebildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Tolga Aksu, bu bozukluğun tipinin hastaların yaşına göre değiştiğini belirterek şunları söyledi: “Genelde gençlerde görülen ritim bozukluğu çoğunlukla kalp kulakçıklarından kaynaklanmaktadır. Bu durumda çarpıntılar iyi seyirlidir ve hastanın yaşam kalitesi bozulmakla birlikte hayati risk taşımaz ancak ileri yaşlarda ortala çıkan ritim bozuklukları ise kalp karıncıklarından kaynaklanır ve bunlar çok önemlidir. Tehlikeli olarak tanımlanabilecek bu durum hasta açısından hayati risk oluşturabilir” dedi.

Atriyal fibrilasyon felcin en sık nedeni

Dünya ve Türkiye’de atriyal fibrilasyonun en sık görülen kalıcı ritim bozukluğu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tolga Aksu, şu bilgileri verdi: “Atriyal fibrilasyon, 80 yaşın üzerindekilerde yüzde 20’nin üstünde, gençlerde ise yüzde 5 ile 10 arasında ortaya çıkıyor. Atriyal fibrilasyon felcin en sık görülen sebebidir. Atriyal fibrilasyona bağlı olan felçler boyundaki plaklardan atan pıhtılara bağlı olan felçlerden daha kalıcı problemlere yol açabilir dolayısıyla hastada atriyal fibrilasyon görüldüğünde çarpıntıya değil felç olasılığının ortadan kaldırılmasına odaklanılır. Hastanın risk profiline ve eşlik eden hastalıklarına göre kan sulandırıcı tedaviye başlanır. Felç riski ortadan kaldırıldıktan sonra nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi ek şikâyetleri de dikkate alarak çarpıntısı tedavi edilir” dedi.

“Yüzde 99 kalıcı tedavi sağlanabiliyor”

Ritim bozukluğunda yüzde 99 oranında kalıcı tedavi sağlanabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Tolga Aksu, gençlerde görülen ve hayati risk taşımayan ritim bozukluklarının Kateter Ablasyon yöntemiyle tedavi edilebildiğini anlattı. Doç. Dr. Aksu sözlerine şöyle devam etti: “İleri yaşlarda görülüp kalp karıncığından kaynaklanan bozukluklar ise kalp yetmezliği gibi farklı kalp hastalıklarıyla birlikte görülebildiği için tedavi yaklaşımı değişebiliyor. Bu durumda ablasyon ya da ilaç ya da ikisinin kombinasyonundan oluşan bir tedavi uyguluyoruz” dedi.

Radyo dalgaları verilerek yapılan ritim bozukluğu tedavisi olan Kateter Ablasyonla ilgili Doç. Dr. Tolga Aksu şu bilgileri verdi: “Bu yöntem ilaçlarla denetim altına alınamayan ritim bozukluklarında ya da hastaların yaşam boyu ilaç almayı istememeleri halinde uygulanır. İşlem temelde lokal anestezi ile iğne giriş yerleri uyuşturularak, bazı durumlarda da genel anestezi altında yapılır. Herhangi bir kesi yapılmadığı için günlük yaşama en fazla 2 gün gibi kısa bir süre içinde dönebilirler” dedi

Kalıcı ritim bozukluğunu tetikleyen durumlar

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tolga Aksu, obezite, spor yapmamak, kolesterole dikkat etmemek, sigara içmek, alkol tüketmek gibi durumların kalıcı ritim bozukluğunu tetiklediğini belirterek özellikle alkol kullanmanın tedavide başarıyı büyük oranda azalttığını söyledi.

Hibya Haber Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.